Kalbimin ucu da yanmasa…

Güçlü olmak lazım-mış.

Anne olunca.

O, çok küçük-müş. Daha. Hala.

Bensiz de yapa(r)maz-mış.

Yapar sanmamak lazım-mış.

Beş gün ayrı kaldık ya…

Yokluğumuzda mutlu, neşeli, umursamaz görünse de….

Geldiğimizden beri uyku kriz, işe giderken evden çıkmak kriz, söylensem de…

Kalbimin orta yerinde bir sızı…

“Anneeemmm üzledim.” diyor.

“Annem istiyom” diyor.

Beni seviyor musun diye her sorana, “(Y)ok, annem seviyom.” diyor.

Gel de bütün ol şimdi.

Kalbinin de, beyninin de iki yarısı ayrı şeyler söylerken…

Diğer türlüsünde “ben” olamam derken, bu türlüsünde eksik “anne” mi oluyorum diye düşün dur.

“O’nun için, O’nun geleceği için” çalışıyorum demek rahatlatmıyor beni. Bu değil çünkü gerçek cevap. “Ben” için de, onun için olduğu kadar, belki daha fazla.

Ama işte…

Bir haftada unutmaz-mıy-mış.

O minik kalbi, o minik kafası neler kurar, neler düşünürmüş.

Yine de mutluluk sebebim de oldu bu ayrılık.

Anladım ki…

Bu kız beni seviyor. En az babası kadar.

Güçlü olmak lazım-mış.

Daha 22 aylık bebek olsan bile…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

9 Responses to “ “Kalbimin ucu da yanmasa…”

  1. Niffea dedi ki:

    Ah Tuba ahh bu sorular hic bitmiyor, biz de gecen hafta ilk atesli hastaligimizi gecirdik, ise gitmek, Kozanin benden aglayarak ayrilmasi, aksam geldigimde 1 dk bile kucagimdan inmemesi, calisirken durmadan evi arayip atesini takip etmek beni yipratti valla:-(

    • tuba dedi ki:

      Ben de üzülüp üzülüp, sonra da Allah başka dert vermesin diye şükrediyorum bir taraftan da Nilüferciğim… Bir de şu iç ses bir sussa, ya da azıcık sesini kıssa…
      Kozacığıma da kıyamam:( Toparlandı mı bari biraz?

  2. my little world dedi ki:

    Canım Defne’m..Kıyamam..Sana da kıyamam ama Tubacım..Ağlatmayın insanı..Siz de üzülmeyin yahu..Yaşamadan bilemez ki insan.Bir daha o kadar uzun zaman ayrı kalmazsınız.Defne de unutur gider.Anasını ne çok sevdiğini anladığıyla kalır..Ki bu da o kadar fena bir sonuç değil:))Bu arada ilan-ı aşk etmesine bayıldım kuzumun:)

    • tuba dedi ki:

      Bir ay sonra yine fuar var be Nuraycım. Benim de mutlaka gitmem lazım. Üzülüyorum ama Allah başka dert vermesin, tek ayrılığımız bunlar olsun diye de şükrediyorum bir taraftan. Ne bileyim işte, zor işler bunlar… Ama dediğin gibi ilan-ı aşkı kaptım en azından:)

  3. Zeynep dedi ki:

    benim de içimi sızlattın hissettirdiğin hislerinle…
    3 günlüğüne Antalya ya gidişimde aynı hisleri ve sızıları yaşamıştım…
    sen çok güzel de dile getirmişsin…
    bana herkes abartıyorsun demişti ama demek ki tek abartan ben değilmişim diye de sevindim bi yandan 🙂

    • tuba dedi ki:

      Daha önce de iş için yurtdışına gitmiştik Zeynepcim, o zaman böyle tepki vermemişti, bu defa fena oldu. Allah hiçbirimizi çocuklarımızdan zorunlu ayırmasın, ama arada iki günlük haftasonu kaçamaklarına falan izin verseler de fena olmaz hani:)

  4. nazli dedi ki:

    ahh tubacımm valla benim de içim bi kötü oldu, bu annelik ne menem bir şeymiş yahu… defneciğime kıyamam, o da sana sanırım, bulduğumuz her “an”ın gerçekten tadını çıkarıcaz, “an” lar daha önce hiç bu kadar anlamlı gelmemişti bana. Allah ayırmasın tubacığım allah ayırmasın

    • guney dedi ki:

      Amin Nazlıcığım, hiçbirimizi çocuklarımızdan ayırmasın inşallah… Bunlar ufak-tefek şeyler aslında ama, yine de tepkilerinden kötü oldum bu defa… Dediğin gibi “an”lar o kadar önemli ki, o “an”ları dolu dolu yaşamak için, işten, hayat koşturmasından kalan vakitleri, tüm kalbimle seve isteye veriyorum Defne’ye…
      Minnak Alya’nın yanağına kocaman bir öpücük benden.. Sana da kocaman sarılıyorum:)

  5. Nesteren dedi ki:

    Aaa inanmazsın aklıma ne geldi şimdi.
    Fuara gelince Defne’yi bize bırakın.
    Amaaan sabahlar olmasın bir oynarlar,
    bir yolarlar, bir gülerler bir çığlık çığlığa yırtınırlar.
    Ne kadar hoş, ne kadar şahane, ne kadar güzel olur.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir