İşler Güçler

Şimdi ben çok işim vardı, çok çalıştım, fuara koştum, proje yaptım, yurtdışına gittim, teklif verdim, bir türlü vakit bulamadım,  buralara iki satır yazamadım diyeceğim, sen de içinden ohhhh madem o kadar çok çalışıyorsun, o zaman paraları çuvallara dolduruyorsun,  bir ara buluşalım da, sen de eşek değilsen aç çuvalın ağzını, paraları çıtır çıtır yiyelim diyeceksin. Ah be güzelim nerdeee? Bizimkisi kişisel tahmin.

Eveeet, bu girizgahı niye yaptım? Madem parayı çuvala doldurmuyorsun, neymiş bu motivasyonu sağlayan kişisel tatmin diye sor sen, sor ki ben de totom tavana değerek diyeyim ki, hohooo, yurtdışına fuara, ülkemizi temsilen Türkiye delegasyonu olarak gittik, aman bir ikramlar, bir ağırlamalar. Hayır zaten topu topu 6 kişi davet etmişler, dördü bizim en az iki kat yaşımızda. Öyle de havalıyız! Dört yıl öncesine kadar hayalim, apartmana kapıcı olmak, bütün gün kapının önünde oturup, çekirdek çitleyip, gelen geçen kızlara, yok totosu büyük, yok boyu kısa, yok şu 3. kattaki oğlan da bunda ne buluyorsa diye dedikodu yapmaktı. Dört sene önce Yaşamkent’e taşınınca “banliyö” hayatımız gereği, kapının önünden pek kimse geçmez oldu. Sucuyla, kargocuyu da çekiştir çekiştir nereye kadar. Tam da o aralar, mahallemizin 60 yaşındaki kadın muhtarından ikametgah almak için 1.5 saat bekleyip, bilgisayarda harflere tek tek basışını, o arada Güney’le tanıştığımız güne inecek kadar derin muhabbetimizi görünce, ulan bu kadın bile yapıyorsa, ben alasını yaparım, bilgisayarı da on parmak kullanırım, millet hizmet görsün diye hedef büyütüp mahallenin ‘genç kadın muhtar’ ı olmaya karar verdim. Dört yıldır, hedefime ulaşmak için gizliden gizliye çalışmaya başladım. Her komşuya kadını kötüleyip, ahhh ahhh kadınların muhtar olması pek güzel ama bir de bizim gençler olaya el atsa diye kulaklarına kar suyu kaçırdım. Bir ara Güney dürttü beni, hani o kadar  okudun, master yaptın, biraz mimarlıkla ilgili hayaller kursan diye. Ayağımın dış tarafıyla tepeledim. Onu da, hayallerini de.

Ama bu delegasyon hikayesi beni gaza getirdi. Tam totom yere inmemişken, bizim kapı, pencere işleri için Ankara’da Yapı Fuarı’na katıldık. Fuar dediğin ilginç şey. Sana dört duvar, yer beton veriyorlar. Sen üç dört gün gece gündüz deli gibi çalışıp, ustalarla aynı işi yapıp, günde üç öğün kıymalı pide yiyip, ulan banyo yapmak diye birşey vardı, nasıl da lüks, nasıl da arındırıcı birşeydi diye geziyorsun. Dört günün sonunda banyoyu yapıp, en pahalısından fönü çektirip, tırnaklara kırmızı ojeyi basıp, topukluları çekip, tıkkıdı tıkkıdı gidiyorsun fuar alanına mini eteğinle.  Neyseki diğer standlardaki insanlar iş dünyasının kibar mı kibar insanları da biri de çıkıp da ‘Anaaa sen dünkü amale değil misin? Bir İstanbul Masalı’nın Esması gibi bir gecede şekil değiştirmişsin’ demiyor. Sadece arkandan dedikodu yapıyor. Fuar standını, stand firmalarına yaptıranlar bizim gibi değil tabi. Ama her işini kendi yapma meraklısı bizim gibi manyaklar için olay bu.

stand

Tamam için şişmiş olabilir ama, sakın okumayı bırakma. Bak en heyecanlı yerine geldik. Fuarın ikinci gününde, akşamüzeri 4 olmuşken saat, benim prensesliğim buraya kadarmış arkadaş diye, topukluları çıkarmaya niyet ettiğim anda, elinde ödülümüzle fuar yetkilileri geldi! Müthiş zamanlama! Zaten boy 1,60, topukluyla ola ola 1,70 olmuş, onu da çıkaraydım, fotoğraflarda, havalı fuar yetkilisi kadınların arasında yer elması gibi poz verecektim! Aldık en iyi stand tasarımı ödülümüzü, ne amelelik kaldı, ne birşey! Aynı topukluluyla o akşam yemeğe bile gittim de, kıymalı pide değil, ahtapot yedim!

İyi mi oldu? Yok. Zira fena hedef büyüttüm. Zengin olamayabilirim ama yakın zamanda ‘Genç İşadamları Derneği’ nin genç kadın başkanı olacağıma inancım tam. 3-5 seneye de Galatasaray’ın asbaşkanı oldum mu, başbakanlığa kaldı bir adım! Derneğe bir üye oldum mu, bir de orası şehrin taa öbür ucunda diye gitmeye üşenmedim mi, seneye başkan benim, haberin ola. Tüm günü topukluyla geçirme çalışmasına şimdi başlarsam da, seneye Ukraynalı hemcinslerimle topukluyla koşma yarışmasına bile katılırım! O kadar söylüyorum.

Sen üstün(!!!) başarılara imza atarken, kızı naptın diye sorarsan, pek iyi yaptım. Kah ananesi baktı, kah babaannesi. Ohhh pek rahattım. Akşam gel eve, giyinmiş süslenmiş, kız okuldan alınmış, karnı doyurulmuş, masada yemek hazır, doyur karnını, kızla biraz oyna, kudur, hoop uykuya.  Çocuk da yaparım, kariyer de yalanmış oolum! Biri çocuğuma bakarsa, hedefim başbakanlık. Yok başbakan sen olacaksan, ben paşa paşa evimde çocuğumu büyüteceğim. Aman zaten verdin el kadar çocuğu da tam gün okula, bir de çocuk bakıyorum diye hava atıyor diyorsan arkamdan, pek yakında o ‘verdin’ kısmı anılarımla bunaltacağım seni!

 

8 Responses to “ “İşler Güçler”

  1. Saliha Akyürek diyor ki:

    Gurur duyduk,başarılarınızı kutluyoruz..bu arada Defne’nın ”cangama”larını bekliyoruz…

  2. nazli diyor ki:

    Tubacığım, bir de buradan çok tebrik ederim. Hiç de şişmeden çok keyifli okudum ki buaralar pek bir şey okuyasım yok, hani diyorum ki bu yazıların bu kadar keyifli oluyorsa acaba sohbetin kimbilir ne şahanedir, dört gözle bekliyorum o zaman:) ben de iş gezisindeyim, bizim kız da aynen dediğin gibi, arada iyi oluyormuş hakkaten :) öperim koccaman

    • tuba diyor ki:

      Canım Nazlım, çok teşekkürler:) Ben de bir gün kızlar ortalarda koşturup oynarken, kahve içip sohbet edeceğimiz o günü heyecanla bekliyorum.

      Çok uzakta olmasın o gün lütfen:)

      Öpüyorum çok!

      tuba

  3. idilik diyor ki:

    Hey garson!

    Tuba Başkana bir şampanya gönder, en köpüklüsünden en Moet’sinden!!!

    Tebrik ediyorum ve kişisel olarak tanımasam da seni, başarılarınla gurur duyuyorum (bir insanın annesi olunca her insana anaç mı yaklaşır insan? :) )

    Çok öpüyorum!!!

    • tuba diyor ki:

      İdil çok teşekkürler:)

      Hem işten çok bunaldığım için, hem de azıcık şımarmak için yazmıştım. Şampanyam da masaya gelince keyfim tam oldu! :)

      Kocaman öpüyorum!

      tuba

  4. deniz diyor ki:

    Kaç zamandır yazılarınızı özledim….Oyüzden yazınızı hiç şişmeden bilakis yalayıp yutarak okudum=) Okurkende insanın hiç tanımadığı birisinin başarısı ile acyip mutlu olabileceğini,gururlanabileceğini şaşırarak gördüm…Çoook tebrik ediyorum=)sevgilerle

    • tuba diyor ki:

      Merhaba Deniz,

      Ne güzel şeyler söylemişsin de, nasıl mutlu ettin beni o sözlerle… İşten çok bunaldığım için, azıcık da şımarmak için yazmıştım ama gururlandıysanız, çok çok mutlu olurum:)

      Sevgiler.

      tuba

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: