hayat bilgisi 101…

Hayat dersi 1: Mandalina ekşidir!

taktım gitti!

İnsanın ilk çocuğu olunca, hele de onu bunu bahane edip bekleyip bu veledi 30′undan sonra doğurmuşsa üzerine bir görmemişlik hali geliyor olabilir; gelir. Bize geldi. Defne doğdu, bize pek bir güzel geldi. Biz de bu güzelliği zenginleştirmek adına denemelere başladık.

Önce çeşitli şapkaları denedik. Baktık gidişat iyi, devam ettik.

Kış geldi, kapüşonlara geçtik. İki tel saç çıktı, tokaya geçtik. (Görmemiş olduğumuzdan daha önce bahsetmiştim.)

Sonuçta iyice zıvanadan çıktık!

Yazıdan çıkarılacak ders: Siz siz olun çocuk işini 30′dan sonraya bırakmayın!

Bir de maşallah deviyerin bakalım:)

hay bin kunduz!

 

Başka birinin kucağındayken ya da yerde tek başına oynuyorken ben odadan çıkınca arkamdan ilk ağladığında mest oldum ben! “Bu Defne beni çok seviyor lan” dedim, “Annesinin kıymetini anladı” dedim. Sonra Güney’in kucağındayken beni görünce ellerini uzatmaya başladı, ben iyice havalara girdim! “Baba-kız aşkına noolduuuu?” dedim, “Bundan sonra gün benim günümdür!” dedim. Sonra yemek yemem gerekti. Ağladı. Sonra tuvalete gitmem gerekti. Ağladı. Benim kulaklar düştü.

Nolduuu, hani havalara girmiştim, hani şenlenmiştim?!

Anne baba ne dinliyordu?(v2)

Bir süredir takıntımız bu ve bu.  Evet herşeyi internetten dinlemiyorum, neyse parası verip cd aldığım da oluyor:)

Teoman’ın düet yaptığı kızcağız var ya, o ses beni mest ediyor. Aşk acısı çekiyor moduna bile giriyorum nerdeyse:) Hayır evli çoluklu çocuklu kadınsın ne modu değil mi, otur aşağı.

gitti gider…

Hani bizim salonda bir orta sehpa vardı ya, hani yerden sadece 20 cm yüksek olan, hani evlendiğimizden beri türlü şekillerde “ee bu sehpanın üstü heralde, ayakları ne zaman gelecek?” , “arkadaşım bu nasıl sehpa üstüne ayaklarımızı mı uzatacağız?”, “böyle sehpa mı olurmuş, zigon yok mu zigon?” tacizlerine maruz kaldığımız ama yılmadığımız, kendisini sevmeye ve salonumuzun en ortasında sergilemeye devam ettiğimiz sehpamız. İşte o artık yok:) Yerine üzerinde ayıcık ailesinin ikamet ettiği oyun minderi, bir sürü yastık, ve onlarca oyuncak var! Sehpa nerede mi? Bakınız birinci fotoğraf, kapının önü. Salonda sanki bir olmamışlık, bir yerleşmemişlik, bir fazla renklilik var gibi gelebilir size. Gelmesin.

Ve artık hareketsiz bir Defne fotoğrafı çekmek demek üç kişinin biraraya gelmesi, bunun tutması, bunun oyalaması, bunun da 15 poz içinden bir tane düzgün olanı yakalaması demek:) Hep minderden oldu. Kesin.

Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: