Cangama Reloaded!

Oh beee! Sonunda! Geri döndüm. Anlatacak onca şey varken, sus pus oturmaktan dilim şişti valla.

 

Artık üstün başarımı, milyorlarca takipçimle ilişkimi mi kıskandı, bir “selebriti” olup, Defne’nin elinden tutup, Doğa’yı şöyle Victoria Beckham gibi yandan belime oturtup, güneş gözlüğümle “cool” pozlar vereceğim, herkes bana hasta olacak, kendisine bakmayacak diye mi bozuldu, işteki performansım blogumla olan sıcak ilişkimden düşer diye mi taş koydu bilmiyorum ama kocam olacak sitemi sabote etti! Taaaa 8 ay önce. Her gün söylendim, laf soktum, dırdır ettim, haberi olmadan yastığını taş gibi sert yastıkla değiştirdim, bir gün brokoli, ertesi gün karnıbahar, öbürgün lahana pişirdim, ayakkabısına bilye, koltuğunun altına taş koydum, pantolonunu yüksek ısıda yıkadım, çorapları yanlış eşlerle birleştirip gizlice dolabına koydum, adam sarardı soldu, saçı beyazladı, kanı çekildi, psikolojisi bozuldu da bana mısın demedi. Düzeltmedi sitemi. Ne azimmiş arkadaş?! Niye kendin düzeltmedin diye sorma! Bu kadar şan, şöhret, komiklik, güzellik üzerine, kafam da o kadar çalışsa, hakkaten Victoria Beckham, ya da temizinden bir Jessica Alba olur, Güney yerine David’le evlenir, bebelerimi de Los Angeles sahillerinde gezdirir, tatile de 4 bakıcıyla giderdim. Güney’in şirketinde mimar olacağıma, tasarımcı olur, kendi defilemin sonunda, sağa sola soğuk gülücükler atardım.

 

Neyse ne.

Döndüm mü, döndüm.

Çenem açıldı  mı, açıldı.

Zafer benim mi, benim.

“8 aylık” konuşmam lazım şimdi. Kaldıramam diyen, canını seven şimdiden kaçsın.

Kendine güvenen de versin gazı, özledik desin, sensiz olmadı desin, seviyoruz desin.

 

Ha bu arada, Doğa mı kim?

Ohooooo, duymayan kaldı mı ki?

Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: