Sana diyorum 2013!

Zaman hızlı geçiyorsa, iyi geçiyor, mutlu geçiyor, eğlenceli geçiyor. Demek midir? Galiba. 2012 çok hızlı geçti. Diyorum ama şimdi. Yaşarken hiç de öyle demediğim zamanlar da vardı. Çoğunlukta değildi. Ama vardı.

2012′de dedim ki ben “İyi ki anne olmuşum, hatta iyi ki Defne’nin annesi olmuşum.” Başlarda biraz da ıskaladığım anneliğin keyfini doya doya yaşamaya başladım. Çok şükür. Bir sürü ilk. Bir sürü heyecan. Kahkaha. Kızgınlık. Ama mutluluk sonunda.

2012′de dedim ki ben “İyi ki evliyim, ve iyi ki Güney’le evlenmişim.” Defne doğana kadar, hala iki mutlu sevgiliyken artık aile olduk. Güney sevgilimken, baba oldu, kocam oldu. Pek güzel oldu.

2012′de dedim ki ben “İyi ki bu güzel ailelere sahibim.” Onlarsız hayat olamaz.

2012′de dedim ki ben “İyi ki dostlarım var.” Kahkaha atarken benimle gözlerinden yaşlar gelen, ama birine kızıp küfrederken de coşup benden çok sinirlenen, mutsuzsam, korkuyorsam “hadi len sana bunlar koyar mı, kalk bir yüzünü yıka da kendine gel!” diyen.

2012′de dedim ki ben “İyi ki işim bu.” Heyecan verici gelişmeler var. Biz başardık diyeceğimiz şeyler var. Eşiğinde beklediğimiz şeyler var. Bir “adım” bekleyen.

Kötü günleri de hatırlıyorum. Ama flu. Neyse ki… Demek ki geçiyor. İçindeyken hiç geçmeyecek gibi gelse de.

2013′te bunlar hep olsun, sağlık olsun, mutluluk olsun, hayat Coca Cola reklamlarındaki gibi sıcacık olsun, zor günler olacak, olmalı, ama çabucak geçsin gitsin.

Ayy bu da anne olunca iyice hisli manda oldu diyeceklere de buradan selam olsun:)

De şimdi bunlar olurken 2013′te arabam Gulietta olsa, cüzdanım hep dolu dolu olsa, tatilim New York’ta olsa, ayakkabım Christian Louboutin olsa, şöyle tasarım bir elbisem olsa, akşam yemeğim her gün masamda, kahvaltım her sabah yatağımda olsa, bir sürü iş toplantım olsa, hepsinin çıkışında tık tık tık topuk seslerimin arasından “Vay be kadına bak, işi biliyor.” sesleri gelse, saçım her sabah kendi kendine güzel olsa, boyum birdenbire 10 cm uzamış gibi dursa, Defne kendi kendine “Uykum geldi, ben yatmaya gidiyorum.” dese, yemekleri kendi kendine yese, tabakta kalanları da ekmekle sıyırsa, benimle alışverişe de gelse, konsere de, sergiye de, yemeğe de ve hiç söylenmese, çok şey mi istemiş olurum? Evet. Çok şey istemiş olurum. Ama banane. Geçen sene de söylemiştim, bu sene de söylüyorum. İsteyenenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü!

Hadi bakalım 2013!

Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: