Ben daha iyisini bulana kadar en iyi çözüm bu!

Bu ek gıda işi zormuş arkadaş. Sadece anne sütüyle beslenirken ohh ne rahattı. Mızıldandı mı karnı mı acıktı, tak emzirme önlüğünü, koy kızı önlüğün altına, beş dakikada işlem tamam. Amcasının deyimiyle “şarj” olup dönüyordu Defne normal hayatına:) Ek gıdaya 4. ayda başladık ama 6. aya kadar alışma süresi diye düşündüğümden dışarı çıkarken ya evde yedirip çıkarıyordum yada denk gelmemişse, “en iyi yemek hazır olan yemek, yaşasın anne sütü” mantığıyla o öğünü atlıyorduk. Defne’nin 6 aylık olmasıyla ve daha önemlisi benim geçen hafta geçirdiğim “Defne niye az kilo aldı?” manyaklığımdan sonra bu işi sistemli yapmaya başladık. Evde kolay da dışarıda zor işmiş! Meyve dediğin şeyin püresi hemen bozuluyor, yoğurt sıcağa dayanmıyor. Bebek dediğin de seninle birlikte lahmacun yiyip ayran içmiyor ki! Bu haftasonu ilk defa hazır elma-şeftali püresi götürdük yanımızda. Sevdi Defne:) Biz tatlılarımızı yiyip kahvelerimizi yudumlarken o da bize eşlik etti.

El kadar bebeğe de hazır mama mı verilirmiş manyaklığı yapıyor muyum? Yapıyorum…

Haftada bir kere bir öğün hazır mama yedi diye hiçbirşey olmaz çocuğa diye sağduyu gösteriyor muyum? Ehhh…

 

 

4. ayın hatrı kalmasın..

Defne almış başını gitmiş, kocamaaaan yarım yaş olmuş, ben 4. ayı atlamışım…

 

Bi sus, bi sus…

Annelik dediğin şeyin yüzde ellisi delilik, kalanı da suçluluk duygusu galiba… Delilik dediysem hakikaten delilik; delice sevmek, delice özlemek, delice kıskanmak, delice korumaya çalışmak…Bu liste uzar gider. Ne hissedersen hisset, durman gereken yeri bilemiyorsun. Bir çeşit manik depresif ruh hali.

Suçluluk duygusu…İşte o daha fena. Yüzünde minik bir kabarcık mı var? Hooop, kesin giydiğim şey alerji yaptı. Gazı mı var? Tamam, kesin yediğim birşey dokundu. Yüzü o gün biraz az mı gülüyor? Aman aman kesin işe gidiyorum diye surat yapıyor. Bu suçluluk duygusunda acabaya yer yok. Herşey net, herşey kesin.

Pazartesi doktor bu ay yeterince kilo almamış dedi. Beslenmesini biraz destekleyelim dedi. Kalbimin üzerine bir taş geldi oturdu. Benim yüzümden. Mi? Bu “mi” ye ihtimal yok, benim yüzümden diyor suçluluk duygum. Biliyorum çok saçma, gayet sağlıklı Defne, kilosu da normal. Hatta bu yaptığım sağlıksız bebeklere, gerçek sorunu olan bebeklere haksızlık. Da, deli olduğumu baştan kabul ettim işte.

Ooh, söyledim rahatladım. İç sesim artık susar belki.

Merak etmeyin canıııım, keyfimiz gayet yerinde:) Benim kafa böyle işte, bir gelir bir gider!

Defne 6 aylık!

Bugün 6 aylık oldun bebeğim. Koca bir yarım yıl. 6 ay önce bugün, sen ürkek ben korkak öylece birbirimize bakıyorduk. İkimizin de birbirimize, ikimizin de yardıma ihtiyacı vardı. Bugün artık tecrübeli bir bebeksin sen. Ne istediğini biliyorsun. Bize anlatabiliyorsun. Meraklısın, herşeyi keşfetmek istiyorsun. Oyuncusun, eğlenmek istiyorsun. Heyecanlısın, daha çok görmek istiyorsun. Bizse herşeye seninle baştan başladık. Hayatı senin gözünden tekrar keşfediyoruz.

Yarım yaşın için bir hediyem yok sana bebeğim. Senin bize var ama. Güne bu sıcak poğaçalarla uyanmaktan daha güzel ne olabilir ki!

Defne bayramda ne giydi?

 

İlk iki gün şıklığından ödün vermeyen Defne, üçüncü gün spor kıyafetlerine geri döndü! Hayır, üçüncü fotoğrafta hiç de oğlan çocuğu değil, teessüf ederim:)

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12
Follow

Get every new post on this blog delivered to your Inbox.

Join other followers: